En son ne zaman...
Çalışmaya başlamamıştım. İzmir'de arayış sürüyordu. İnat etmiştim "Gavur İzmir"de en az İzmir kadar gavur yaşayacaktım. Tatilden tatile yaşadığım İzmir'i doyasıya yaşayacaktım; olmadı.
En son İzmir'de yazmışım bu sayfaya.
Ben hiç İzmir aşığı olamadım aslında. Sonradan sevdim. Alışmak değil ama; alışmaya vaktim olmadı hiç. Ortaokul lise yıllarım belediye otobüsünde geçti mesela benim. Yanlış hatırlamıyorsam Google Earth 2 araçla gittiğim ev-okul arasını 42 km olarak hesaplamıştı. Yani "okuldan eve, evden okula" dedikleri bendim haliyle.
Sonra da Ankara'ya gittim zaten. Dile kolay 9 sene Ankara'daydım. Tatillerde İzmir'e uğrardım arada. Hatta o dönem "Ankara'yı İzmir'den daha çok severim" dedim diye deli muamelesi görmüşlüğüm var. Oysa zaten deliyim; muameleye ne gerek var! (Cümlenin orjinali Ferhan Şensoy'dan alıntıdır; ama o zaten çocuğuz diye kurmuştu cümleyi)
Şimdi de Lüleburgaz'dayım (bilmeyenler için belirtmekte fayda var, Kırklareli kapsamındadır) ve daha nadir uğruyorum İzmir'e. Ama sevdim burayı da. İzmir hasreti bastırırsa Kipa'ya gidiyorum alışveriş bahanesiyle. Çözüm var yani...
Bugün ilk defa birisi bana "gülüyorsun ama bir mutsuzluk var sanki sende" dediyse de; mutluyum galiba burada. Peki sevdiğimden mi, yoksa alıştım mı? Ben bile bilmiyorum ki...
9 Aralık 2011 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder