İlk 77sini yine mumla aradık geçen akşam. Nerde bizim zamanımızdaki fuarlar; PEHEYYYYY!
Şimdi kafada pek saç kalmadı. Öyle aktiviteden aktiviteye koşan bir adam da değilim. Kendimi yavaş yavaş ihtiyar heyetine dahil eder oldum. Ama Benim ilk kez 1993 yılında tanıştığım İzmir Fuarı ile bu seneki arasında da uçurum var cidden.
Bir kere eski pavyonların (pavyon dediysek; firma standlarının kurulduğu pavyonlar) olduğu yerler şimdilerde yeşil alan. Zaten eski pavyonları dolduracak kadar firma yok artık. Eskiden cidden "Enternasyonal" (bildiğin Uluslararsı!) bir fuar olurdu. Şimdi adım başı gelinlikle broşür dağıtan insanlar ve ne tanıttığından habersiz insanlar var. Nadiren bilinçli tanıtım yapanlarla karşılaştım. En azından ben "bu araba sadece geri mi gider" diye sorana kadar arkadan itişli arabaya arkadan çekişli diyen manken ablalar ile önündeki afişte yazanlar dışında birşey bilmeden Avrupa Voleybol Şampiyonası reklamı yapanlara uyuz olduğumla kaldım.
Gerçi Lunapark halen insan seli. Eğlenelim kısmı yıllardır değişmedi. Tek değişiklik zaman zaman eklenen eğlence araçları. Buna da itirazım yok. Yıllardır gitmemiştim; birkaç tanesine diktim gözü.
Son olarak fuardan çıkarken beni internet müşterisi yapmaya çalışan TTNET abla ile aramızda geçen konuşma ile satırlarımı tamamlıyorum:
Abla: İyi akşamşlar
Ben: İyi akşamşlar
Abla: İnternet kullanıyor musunuz?
Ben: Evet kullanıyorum.
Abla: Hangi servis sağlayıcıyı kullanıyorsunuz? (Cümle tam olarak bu olmayabilir ama anlam buydu)
Ben: Malesef sizinle çalışıyorum. Ama yakında bırakmayı düşünüyorum. Geçen hafta müşteri hizmetlerinizle tartıştım. Dilerseniz uzatmayalım.
Abla: Siz bilirsiniz.
Ben: İyi akşamlar...
30 Ağustos 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)