Zaten bu aralar bunaldım, patlayacak yer arıyorum; herkes de üzerime üzerime geliyor. ODTÜ'ye geldim; veri tabanındaki makalelere ulaşmak amacıyla. Okul dışından ulaşmanın yolları da var ama zahmetli. Bir yurt bilgisayar salonunda işlerime bakıyorum. Pazar sabahı orada ne işin var diyeceksiniz; öğleden sonra maç izleyeceğim. Neyse; kendi halimde işime bakıyorum. Birinin telefonu çaldı; salon kuralları gereği çıktı kapının dışında konuşuyor (bir operatör olmasa da uyarız kurallara). Karşısındakine nerede olduğunu anlatmaya çalışıyor. Hangi yurtta olduğundan emin olamadı; içeri seslendi. En yakındaki de bendim. Hıtarlık (hani şu yeşil olup cacıkta kullanılan) yapıp cevap verdim. Muhabbeti aynen aktarıyorum:
- Hocam burası 1 mi 2?
- 2. Yurt 1. Salon.
- Biliyorum PC salonu olduğunu!
- 1. Salon dedim dedim hocam.
- Nasıl yani?
- Alt kattaki salonlar 2. ve 3. salon olarak geçiyor; burası 1. salon...
- Onlara giderken de buradan geçilmiyor mu?
- Evet hocam! (not: 2. salonun ayrı bir kapısı da var ama son birkaç yıldır açık olduğuna denk gelmedim)
Derken zat-ı muhterem talafonda birisiyle konuştuğunu hatırlayıp benimle olan muhabbetini kesip telefona döndü.
Arkadaşım gelmeyin üstüme ya; tamam yanlış anladın ilk tepkinde haklısın. Ben açıkladıktan sonra bu üste çıkma arayışı neden? Yok abicim; bundan sonra tanımadığım herkese geri zekalı muamelesi yapıp cevap vereceğim. Ne okuyorsun, kitap; nerede oturuyorsun, sandalyede... Bu ne ya! İyi değilim bu günlerde; gelmeyin üstüme...
Neyse ben gidiyorum. Maç seyredip kafa dağatacağım...
3 Mayıs 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder